İş Hayatındaki Yeni Mezunlar: Seri 13 – İmran MEHMET

–Merhaba İmran! Tanımayanlar için kendini kısaca tanıtır mısın?
iş hayatıma başlamadan önce, 2018 yılının temmuz ayında Hacettepe Üniversitesi İşletme bölümündeki lisans eğitimimi tamamlayarak 2018 yılının Ekim ayından itibaren tam zamanlı olarak profesyonel çalışma hayatıma başladım. 2019 yılının Eylül ayında ise Hacettepe Üniversitesi’nde Tezli Pazarlama Yüksek Lisans programındaki öğrenimime başladım ve halihazırda yüksek lisans eğitimimin son dönemi içerisinde yer almaktayım.
İlgi alanlarım noktasında genel itibarıyla bakacak olursak dijital pazarlama üzerine yoğunlaşmış durumdayım, daha özel olarak bakıldığında ise yüksek lisans tez konumun da etkisiyle son yıllarda arama motoru optimizasyonu (SEO) üzerine odaklandığımı söyleyebilirim. Şu anda profesyonel olarak çalışma hayatı içerisinde bulunduğum sektör yurt dışı eğitim sektörü, çalışma alanım ise içerisinde arama motoru optimizasyonunun da yer aldığı pazarlamanın çeşitli alanları.
–İmran bize üniversite tercih sürecinden bahsedebilir misin?
Üniversite tercih sürecinde İşletme bölümünü bilinçli olarak seçtiğimi söyleyebilirim. İşletme ile birlikte İktisat bölümü de tercihlerim arasında bulunuyordu, ancak ilk tercihim daha sosyal ve iletişim odaklı bir bölüm olması sebebiyle İşletme olmuştu. Aynı zamanda İşletme bölümünün ne tam olarak sözel ne de tam anlamıyla sayısal bir bölüm olması tercih sürecimi etkileyen diğer bir faktördü, çünkü her ikisinin de oran olarak birbirine yakın olması önceliklerim arasında yer alıyordu.
Diğer taraftan, bölüm mezunlarının iş alanları bakımından da seçeneklerinin çeşitli olması bölüm araştırma sürecimde dikkat ettiğim noktalardan biri olarak öne çıkmıştı. Başka bir ifadeyle, İşletme mezunlarının çok farklı sektörlerde profesyonel çalışma hayatına giriş yapabiliyor olmaları bölüm araştırma sürecimde dikkatimi çeken diğer bir noktaydı.
–Peki üniversite hayatında nelerle uğraştın, nasıl bir üniversite hayatı geçirdin?
Üniversite hayatımın hazırlık yılı da dahil olmak üzere ilk iki yılının belli bir alışma süreci şeklinde geçtiğini belirtebilirim. Bu iki yıllık başlangıç döneminin ardından her zaman için akademik, profesyonel ve sosyal hayatımı belli bir denge içerisinde sürdürmeye karar verdim. Bu sayede mezuniyet sonrası kariyerimde hem yüksek lisans not ortalamasının hem bu eğitim sürecinde edineceğim kariyer odaklı deneyimlerin hem de sosyal ilişkilerimin önemini dikkate alarak hareket etme yolunda ilerledim.
Akademik anlamda, lisans öğrenimim boyunca ders notlarımın sınıf ortalamasının üzerinde olduğunu ve her geçen yıl yükseldiğini, derslere katılımımdaki devamlılığımın da yüksek olduğunu söyleyebilirim. Sosyal faaliyetler noktasında da üniversite yıllarımın zengin ve çeşitli bir yapıda ilerlediğini düşünüyorum. Üniversite sürecindeki sosyal faaliyetler dendiği zaman akla ilk gelen genellikle öğrenci toplulukları/kulüpleri oluyor. Öğrenci toplulukları olarak Hacettepe Üniversitesi bünyesindeki Uluslararası Proje Topluluğu’nda üç seneye yakın bir süre boyunca yönetim kurulu üyeliği de dahil olmak üzere Tasarım ve Sosyal Medya Birimi ile Görünürlük Biriminin başkanlık görevlerini üstlendim. Aynı şekilde Hacettepe Üniversitesi bünyesinde yer alan dünyaca ünlü TEDx organizasyonunda Special Events Ekibinde görev aldım. Bunların yanı sıra Hacettepe Üniversitesi dışında ise kariyer gelişimi odaklı CaseCampus ve Yenibirlider programlarında da aktif olarak yer aldım.
Sosyal faaliyetler bakımından son olarak da Erasmus+ kapsamında biri iki aylık gönüllülük hizmeti olmak üzere beş farklı ülkedeki gençlik değişimi programlarına dahil oldum ve Polonya’nın Krakow şehrinde Erasmus+ (beş ay), Güney Kore’nin başkenti Seul’de ise Exchange öğrenim hareketliliği (dört ay) deneyimlerim oldu.
İş hayatına dair, ilk olarak bir çeviri ofisinde iş geliştirme yardımcısı olarak on aylık bir yarı zamanlı çalışma deneyimi elde ettim, ardından ise Türkiye’nin en önde gelen holdinglerinden birinin Satış ve Pazarlama departmanında yaz stajı tecrübesi kazandım.Yarı zamanlı çalışma deneyimimde özellikle sosyal medya üzerinden pazarlama süreçlerinin yönetimi, Photoshop kullanımı ve organizasyon becerilerimi geliştirdiğimi düşünüyor, staj tecrübem boyunca ise kurumsal çalışma kültürünü yakından deneyimlediğimi, aynı zamanda B2B satış ve pazarlama süreçlerinde pratik edindiğimi düşünüyorum. Her iki çalışma deneyimimin de kariyerimi pazarlama alanında şekillendirmeye karar vermemde büyük bir etkisi olduğu kanaatindeyim.
–Şu anki tecrübelerinle üniversiteye geri dönecek olsan neleri değiştirmek isterdin?
Şu anki tecrübelerimle üniversiteye geri dönecek olsam özellikle dijital pazarlama odaklı daha fazla staj deneyemi elde etmeye çalışabileceğimi ve yazılım ile ilgili de seçmeli dersler ve/veya okul dışındaki eğitimlerden daha fazla faydalanmaya çalışabileceğimi söyleyebilirim. Bunlara ek olarak, ikinci bir dil olarak Rusça’ya daha fazla yoğunlaşarak dil sertifikasını üniversitedeyken almayı hedefleyebilirdim.
–Peki, çalıştığın iş mezun olduğun bölümle alakalı mı?
Daha önceki kısımlarda da belirttiğim üzere mezun olduğum bölüm olan İşletme, mezunlarına çok farklı alanlarda çalışma imkânı sağlıyor ve yurt dışı eğitim sektörü de bu alanlardan biri olarak değerlendirilebilir.
Şu an ağırlıklı olarak çalıştığım pozisyon pazarlama süreçleriyle ilgili olduğundan dolayı çalıştığım işin mezun olduğum İşletme bölümü ve yüksek lisans yaptığım Pazarlama bölümüyle oldukça yakından ilgili olduğunu belirtebilirim.
–Biraz da mesleğinden bahsetmek gerekirse Pazarlama Uzmanı nedir, genel hatlarıyla neler yapar?
Halihazırda Birleşik Krallık odaklı olarak Türkiye’deki öğrencilere yurt dışı eğitim danışmanlığı hizmeti sağlayan köklü bir firmada Pazarlama Uzmanı görevini üstlenmekteyim. Eğitim sektörü içerisindeki Pazarlama Uzmanlığı mesleğinin özellikle yeni mezunlar için gelişimlerine çok uygun bir meslek olduğu düşüncesindeyim. Pazarlama Uzmanlığını yaratıcılık ve sürekli olarak fikir/içerik üretimi gerektiren dinamik bir meslek olarak tanımlayabilirim.
–İş arama sürecinden kısaca bahsedebilir misiniz?
Lisans eğitimimin son iki dönemini Polonya ve Güney Kore’deki öğrenim hareketliliği programlarında geçirdiğimden dolayı iş arama sürecine mezuniyetimden önceki haziran ayından itibaren yoğunlaştığımı söyleyebilirim.
Halihazırda iş arama sürecinde yer alan neredeyse herkesin yaptığı gibi ben de Kariyer.net ve LinkedIn gibi platformlar üzerinden uygun iş ilanlarını araştırarak yola koyuldum. Uygun pozisyonlara başvuruları tamamlamadan önce öz geçmiş ve motivasyon mektubu belgelerimi bu pozisyonlara uygun hale getirmeye çalıştım. Üniversite yıllarım boyunca tüm arkadaş çevremi yurt dışı eğitim noktasında motive etmeye çalışan yapım gereği de yurt dışı eğitim danışmanlığı sektöründe ilanları değerlendirmeye çalıştım.
–Sence işe girmende ne gibi özelliklerin etkili oldu?
İşe girdiğim alan yurt dışı eğitime yönelik olduğundan dolayı üniversite öğrenimim sırasında farklı ülkelerde hem eğitim bazlı hem de uluslararası projelere aktif katılımlarımın etkili olduğu kanaatindeyim. Çünkü yurt dışı eğitim danışmanlığı alanındaki çalışanların da öğrencileri doğru bir şekilde yönlendirmek adına daha önce benzer yollardan geçmiş olan kişilerden seçildiği düşüncesindeyim. Dolayısıyla üniversite yıllarımda edindiğim özellikle yurt dışı deneyimlerimin bu noktada etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum.
Bunların yanı sıra, iletişime her zaman için açık, sakin ve uyumlu kişilik özelliklerimin de sektöre uygun olması işe girmemdeki diğer etkenler arasında sayılabilir.
Üniversite öğrencileriyle paylaşmak istediğin bir tavsiyen/önerin var mı?
Üniversite yıllarımda tüm arkadaşlarıma da söylediğim gibi kesinlikle Erasmus+ kapsamındaki öğrenim hareketliliği ve gençlik değişimi programlarından faydalanarak mezun olmadan yurt dışı deneyimi elde etmeleri yönünde olacaktır. Çünkü bu tür programlara katılımların ve buralarda elde edilen bağlantıların hem sosyal anlamda hem de kariyer odaklı katkıları yıllar geçse de hala etkisini gösteriyor.
Burada elde edilen tecrübelerin özellikle yabancı dilde iletişim noktasında ve farklı kültürlerden insanlarla olan ilişkilerde hayatın geri kalanı boyunca da sürecek olan olumlu etkiler bıraktığını aktarabilirim.
–İş arayan yeni mezunlarla paylaşmak istediğin bir tavsiyen/önerin var mı?
İş arayan yeni mezunlarla paylaşmak istediğim tavsiye, başvuru yaptıkları kurumlara kendilerini en kısa sürede tanıtacak yollar bulmaya çalışmaları olacaktır. Bunlar teknolojiden de faydalanarak farklı görsel yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bunun yanı sıra, yapılan başvuruların sayısına değil de başvuruların niteliğine daha çok dikkat etmelerini de tavsiye etmek isterim.
İngilizce ’den de örnek vermek gerekirse, quantity’den ziyade başvuruların quality’sine odaklanırlarsa daha etkili sonuçları daha kısa sürede alabilecekleri kaatindeyim. Bu sebeple başvurulara ayırdıkları sürenin önemli bir kısmını başvuru formlarını hızlı bir şekilde tamamlamaktan çok en doğru cevapları net bir şekilde karşı tarafa aktarabilmeleriyle birlikte olumlu sonuçlar elde edebileceklerini düşünüyorum.
#fikirselröportajlar serisine konuk olduğun ve bizimle değerli tecrübelerini paylaştığın için teşekkür ederiz İmran, yolun açık olsun.
*Son 5 yıl içerisinde üniversiteden mezun olmuş ve halihazırda bir işte çalışıyorsanız veya yüksek lisans yapıyorsanız sizlerin deneyimlerinizi de bu röportaj serisinde paylaşmak isterim.




